Risâle-i Nûr Şakirdleri kardeşlerimizle bir hasbihaldir.

وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪

 Çok Muhterem Üstadımızın Mübarek Ruhu İçin El Fâtiha

Risâle-i Nûr Şakirdleri kardeşlerimizle bir hasbihaldir.

(Ta’ziye ve teselli)

 

Mukaddime:

1- Bilinen şeyleri söylemek belki abes zannedilir. Fakat Peygamber (s.a.v.)

( اَلدِّينُ النَصِيحَةُ اَلدِّينُ النَصِيحَةُ اَلدِّينُ النَصِيحَةُ )

buyurduğuna imtisâlen hasb-el beşeriye bilinen şeyleri unutmamak için tekrar âbes olmaz.

2- Söylemek her mü’mine lâzım mı?

El Cevap: Niyeti hâlis olmak şartıyla Sure-i Asr’daki hüsrâna düşmemek için her mü’mine imân ve amel-i salihâdan sonra وَتَوَاصَوْا بِالْحَقِّ وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ hakkı ve sabrı tavsiye bir vazifedir.

3- Sünûhât-ı kalbiyesi tevakkuf etmiş, kalbi perişan zihni müşevveş pek kusurlu kardeşinizin, İnşallah şu sönük kısa yazısı niyetteki ihlâsına perde olmaz. Müstaîd ve müteyakkız kalpli, fedakâr kardeşlere hizmet için yeni bir şevk vesilesi olur.

وَمِنَ اللّٰهِ الْتَوْف۪يقُ

Hazreti Üstadın Rahmet-i Rahmana kavuşması bazı kimselerde âcib şeyleri hatıra getirmiş;

Ezcümle diyorlar ki:

  • Üstadın vefâtı ile şakirdleri dağılacaklar mı?
  • Yerine kim bu vazifeyi devam ettirecek? Eğer hizmet Üstadın şahsına münhasır ise baş giderse ayak pâyidar olmaz.

Bu şüpheli sözlere cevaben deriz ki:

1- Merhum Üstad bu vazifeyi birinden devralmamıştır. Zulümler ve işkencelerle geçen hayatında Kur’an ve îmân hizmetinde Allah tarafından çalıştırılmıştır. (Said bir çekirdek idi çürüdü gitti fakat ondan nurani Risâle-i Nûr külliyatı bir şecere-i tûba gibi ve yüz otuz parça Risâle-i Nûr eczaları, cennet meyveleri gibi yetişti. O mübarek eserleri kim okumuş veya dinlemişse, kabul etmişse onlar da Risâle-i Nûr’un talebeleri ve Kur’anın tilmizleri ve bu mübarek meyvelerin garazsız ivâzsız naşirleridir.) Peygamber (s.a.v.) in vefâtından sonra başka bir peygamber gelmemiştir ve gelmeyecektir. Fakat şeriatı ve ona inzâl buyurulan Kur’an hurufuyla, nukuşuyla ebede kadar hıfz-ı İlahi ile mahfuzdur. İslamiyet te vefat-ı Nebeviden sonra çok şaşalı bir surette parlamış ve intişar etmiştir.  اِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَ اِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ  fermanı, Kur’anın muhafazasını Cenab-ı Hakkın taahhüd buyurduğuna kat’i bir delildir. Bu asırda merhum Üstada hikmeti muktezası Allah u Zülcelal bu vazifeyi gördürdüğünü insaf ile bu hizmetin başından sonuna kadar geçen vakayı tetkikten geçirenler tereddüt etmeden kabul ederler ümidindeyiz. Bizi bu kanaata götüren sâik, merhum Üstad’ın Risâle-i Nûr’un neşrine başladıkları zamanlarda (Kur’an’ın bütün surları yıkılmıştır. Kur’an tek başıyla kendini müdafaa ediyor.) tarzındaki beyanlarında bulabiliriz. Çünkü o zamanlarda mekteplerden din dersleri kaldırılmış, medreseler ilgâ edilmiş, tekke ve zaviyeler sedd-ü bend edilmiş, yani Kur’an’ın üç mühim kalesi yıkılmış demek idi. Kur’an’ı inzâl eden Zat-ı Vâcib-ül Vücudun onu muhafaza hususundaki taahhüdü elbette zuhûra gelecek idi. İşte tabir ve temsil câiz ise; Kur’an’ın iç kalesinden, yani İslamiyete hizmette bin sene bayraktarlık eden Türk milleti içinden Türkiyeli bir din alîmi bu kudsi hizmete memur edilmiş. Âlem-i İslamiyete göre iç kale mesabesindeki Türkiye’den çıkardığı bu din alîmine iç kaledeki Kur’an’la bağlı mü’minlerin zaif îmânlarını takviye ve mütehayyirleri zulümata düşmekten kurtarmak için onların îmânlarına müteveccih hücumlara karşı Kur’an’ın mahzen-i esrarındaki silahları, zaif ve marîz düşmüşler içinde Kur’an’ın mukaddes ecza deposundaki tiryakları hâvi Risâle-i Nûr’u çok ağır şartlar altında neşir ve tatbik sahasına koydurmuş, o zat da Lillahilhamd bu kudsi vazifede muvaffak olmuştur. Evet, hücumlar, kırılmış kalplere îmâni kuvvet, yani îmân-ı tahkiki dersleri, kalplere herkesin istidadına göre verilmiştir. İşte o mübarek Mücahidin hizmetinin hitâmı demek olan, başta Habibullah (s.a.v) bütün sevdiklerimizin gittikleri âleme göçmesi vefâtıyla tahakkuk etmiştir.

Hayatında, eserleri şahsına bağlanmadığını, hem eserlerinde ve hem şifahi müsâhebelerin de müteaddid defalar emreden muhterem Üstadın vefâtı şakirdlerin dağılmalarını değil, belki aralarındaki su-i tevehhümleri de مَرُّوا بِاللَّغْوِ مَرُّوا كِرَامًا sırrınca izâle ederek ihlâs kaidelerini ihlâl etmeden ve enaniyete düşmeden devam ettirmelerine sebep olacaktır. Îmân-ı tahkiki dersi alan Risâle-i Nûr şakirdlerine yakışan da budur.

2- İkinci endişeli ve şüpheli suale gelince; Nûr’un mesleği tarikat değildir ki bir babaya lüzum görülsün ve bir postnişine ihtiyaç olsun. İhlâs risâlesinde bu suale kâfi ve muknî cevap verildiğinden, sözü o risâleye bırakarak hatıra gelen şöyle bir suale cevap vermeye çalışalım.

Sual: Mademki, Merhum Üstada Allah’ın bir memuru diyorsunuz, Nûr’un mesleği de tarikat kâidesine tabi’ olmadığına göre böyle bir memura artık ihtiyaç yok mu? Varsa kimdir? veya ne zaman böyle bir memuru Allah gönderecektir.

El Cevap:   لاٰ يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلاَّ اللّٰهُ Gaybı ancak Allah bilir. Bizler buna kaniyiz ki; Risâle-i Nûr’un kalplerdeki fütuhatı İnayet-i Hak’la devam edecek. Belki Üstadın hayatından ziyade vefâtından sonra Risâle-i Nûr’dan istifâde edenler çoğalacak, bunlar umum mevcuda göre adeden azlıkta olsalar da, bir gün gelecek ki eser-i Rahmet ve inayet olarak zülcenaheyn bir Zat emr-i ilahi ile bu îmânlıların başına getirilerek îmânsızlığa karşı mücahede ve İlay-ı Kelimetullah yaptırılacaktır.

Risâle-i Nûr şakirdlerine düşen; Hizmet-i Îmâniye ye devam edip Allah’ın iradesine ait işlerde, boşu boşuna meşgul olmamak ve bütün ehl-i îmânla el ele hususan Nûr hizmetindeki talebe kardeşlerle uhuvveti bozmaktan şiddetle kaçınmaktır.

Cenab-ı Hak Merhum ve Mübarek Üstadımızı nihayetsiz ve bizleri de delaletleriyle şefaat-ı Ahmediye (Aleyhisselatu vesselama) mazhar buyursun. Hizmette füturdan ve ehl-i ilhad ve dalaletin şerlerinden muhafaza ile Hizmet-i Kur’aniye de muvaffak buyursun. AMİN.

اَلْبٰاق۪ى اَلْحُبُّ فِى اللّٰهِ

                                                                                                              Risâle-i Nûr şakirdlerinden

Aciz ve hayır duanıza muhtaç bir kardaşınız

(İ. Hulusi Yahyagil)

Sene: 1960

 Orjinali indirmek için tıklayınız